YENİ ASIR

9 yılın bilançosu


03 Temmuz 2004

Dün Tufan Atakişi'ye rastladım. Bir dokundum bin ah işittim. Bebeği, göz nuru İzmir İzmir Dergisi'nin 9 yılın sonundaki durumunu anlattı:
"Derginin dokuzuncu yılını kutlarken, gereken ilgi ve alakayı görememenin verdiği üzüntüyü yaşıyoruz. 9 yıl önce, 10-15 İzmir sevdalısı bir dergi çıkarmaya karar verdik. Amacımız belli:
Yaşadığımız kentin etkin kültürünü yeni gelenlere de aşılayıp onları da çağdaş kentli yapabilmek... Aramızda ölenler, ayrılanlar oldu. Geriye kalanlarla inatla sürdürüyoruz amacımızı tam 9 yıldır. Basın Yasası'na muhalefetten kötü niyetten değil, mevzuatı bilememekten ötürü- hapis cezası alanlar bile oldu. Ancak Türkiye'nin ilk Kent Kültürü Dergisi İzmir İzmir'i çıkartmaya büyük bir inanç ve özveriyle devam ettik ve ediyoruz. Reklam vererek destek olanlar da var. Ama yeterli değil. Reklam geliri dışında hiç bir mali desteğimiz yok. İzmirliler bize reklam desteğini artırırsa ayakta kalma mücadelemizin mali bölümünü aşmış oluruz."

Anne ve babalara balıktan felsefe
Bir dostumdan gelen mail'i sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü bu konuda sanırım tüm anne ve babalar olarak aynı şeyleri yaşıyoruz. Gerçi hayat tekerrürden ibaretmiş. Zamanında aynı şeyler muhtemelen bizim anne ve babalarımıza da yapıldı.
Bir laboratuvarda deney yapılıyor.İçinde bir büyük ve çokça küçük balığın olduğu kocaman bir akvaryum konuyor. Haliyle, büyük olan acıktıkça küçükleri yiyor...
Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştiriliyor böylece akvaryum ikiye ayrılıyor. Büyük balık bir tarafa küçük balıklar da diğer tarafa yerleştiriliyor. Büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük balıkları yemek için defalarca deneme yapıyor. Bu durum tam 28 saat boyunca sürüyor. 28 saatin sonunda büyük balık artık diğer tarafa geçmek için mücadele etmeyi bırakıyor. Deneyin sonunda cam bölme kaldırılıyor. O da ne! Büyük balık küçükleri yemek için hiçbir hamle yapmıyor.
Saatler geçtiği halde onları yemediği görülüyor.Buna psikolojide "Öğrenilmiş güçsüzlük" deniyor. İstatistiklere göre bir çocuk ergenlik yaşına gelinceye kadar ortalama 148 bin defa anne babasının, "yapma", "elleme", "dokunma", gibi sözlerini duyuyormuş. Böyle olunca da çocukta büyüyünce "yapamama", "edememe" özellikleri gelişiyor ve özgüvenini yitiriyormuş.