İNTERNET HABER

Yeni oluşumlar halkı nasıl etkiler?


10 Ekim 2009


Konuya öncelikle , tarih tekerrürden ibarettir ,diyerek girmek istiyorum. Yıllardır her bahar siyaset arenasında yeni yeni oluşumlar oluşur, ya da oluşmaya teşebbüs eder. Bu durum, iki kere iki kadar ezber haline gelmiştir.
Son birkaç yıldır ülkemizde yaşanan olaylardan yola çıkarak geçmişe doğru bir gezi yaptım. Biraz da büyüklerimizin tecrübeleri ile onayladıkları “ Tarih tekerrürden ibarettir” sözü beni bu araştırmayı yapmaya itti  diyebilirim. Son yıllarda iktidar partisi “ihtilal” endişesi ile ülkenin önde gelen rektörlerini, iş adamlarını, profesörlerini “Ergenekon Terör Örgütü ” adı altında toplayarak yargılamaya başladı.

 

Sevgili okuyucular İhtilal nedir ?Sözlük anlamına bakacak olursak ;

1.Kurulu bir hükümetin veya politik sistemin zorla ve tamamen yıkılması;
2. Herhangi bir şeyde meydana gelen bütünsel ve bariz değişiklik

Yukarıda sayılan sözlük anlamlarından son zamanlarda  hangisi ülkemizde vuku buldu da iktidarı ihtilal korkusu sardı?

Bana kalırsa hiç birisi…

Sadece şu an ki iktidarın bazı konularda diretmesi , tüm bunları ülkede gerginlik yaratacağını bile bile  yapıyor olması ,sanki iki nolu sözlük anlamını çağrıştırıyor.

 

Yani ortada bir terslik var.

 

Peki tarihte ihtilaller neden olmuştur?

 

Örneğin ; Fransız İhtilali

 

Fransız ihtilali meydana geldiği tarihe damgasını vurmuş ve

bütün toplumları etkilemiş bir olaydır. İhtilal öncesi Avrupa sına bir göz

attığımızda halk kilisenin baskısı altındaydı.

Ağır vergiler halkı iyece fakirleştirmişti. İhtilalin öncesinde halk isyan

derecesine ulaşmıştı.

Son günlerde İstanbul’da yaşanan protesto olayları bana o dönemle ilgili benzerlik varmış hissi uyandırıyor.

Tarihte her olayın mutlaka bir sebebi vardır.

 Fransa’nın toplum yapısında çok büyük eşitsizlikler

göze çarparken, soylular ve papazlar sınıfı,burjuvalar imtiyazlara sahipti.

 

Köylüler ise çalışmak ve vergi vermekten başka hiçbir hakka

sahip değillerdi. Fransa Kralı XVI. Louis yaptırmış olduğu

her türlü israfı yapmaktan geri kalmıyordu.

 Cumhuriyet ve demokrasi anlayışı yavaş yavaş yayılıyordu.

 Kralın beklenen reformu yapmaması üzerine

soylular ,papazlar ve halk temsilcileri arasında oy kullanımı yüzünden

çıkan anlaşmazlık büyüdü.

Böylece devam eden olaylar ihtilâli meydanlara,

 Fransa’yı da çok farklı yerlere taşıdı.

Fransız inkılâbı sonucunda

dünyada yeni olaylar ,yeni oluşumlar meydana geldi.

 

Şimdi gelelim Türkiye ‘de ki yeni siyasi  oluşumlara.

DP,   Türkiye Partisi, Mustafa Sarıgül’ün kurulacak  partisi derken seçim dönemine kadar daha niceleri oluşacaktır.

Tüm bu oluşumlara sebebiyet veren olaylar tarihte yaşanmışlıkların tekrarını anımsatmıyor mu ? Halk sanki bir arayış içinde…

Ya da bana öyle geliyor. Siz ne dersiniz?