İNTERNET HABER

Migros Kriterleri


18 Ekim 2008

Son zamanlarda kendini iyiden iyiye belli eden ekonomik kriz eve taşıdığımız filelere de belirgin bir şekilde yansımaya başladı. Bu güne kadar  Migros, Tansaş arabalarını tepeleme doldurarak kredi kartı ile ödeme yapan vatandaş artık ihtiyacı dışında alışveriş yapmamaya çalışıyor.

 Günlerdir her Migrosa girdiğimde alışveriş yapanları izlemekte, kasiyerlerle muhabbet etmekteyim. Onlar da gözlemlerimin doğru olduğunu belirgin oranda halkın daha kontrollu alış veriş yaptığını, söylediler.

 

Yıllar önce yurt dışına her çıktığımda, manavlarda halkın tane ile alışveriş yapma şekline hayret eder, anlam veremezdim. Bir dilim karpuz, 3 adet elma , 5 domates…Bizler ise kilo kilo alışveriş yapmaya alıştığımızdan kendi kendime “ bu insanların yeme alışkanlığımı yok,yoksa çok mu pintiler ? “ diye düşünürdüm.

Meğer yanlış olan bizler mişiz…

 

Migros Türk Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Aza Bülend Özaydınlı"nın Akşam gazetesinde ki roportajını kendi merakımı da gidermek için amacıyla  okudum. Özaydınlı gazetecilerin “Son kriz Türk tüketicinin satın alma davranışını nasıl etkiledi, alışverişte azalma gözleniyor mu?” sorusunu şöyle yanıtlamış: “ “ Enflasyonun etkisini müşterilere hissettirmeden özverili olmak lazım. Olumsuz ekonomik verilere toplu savaş açalım. Üretici, perakendeci, müşteri zincirinin, birbirlerini destekleyen, birbirlerine güvenen pozitif bir düşünce içerisinde olma zorunluluğu vardır.

Migros"ta; bu anlayış çerçevesinde, müşterilerimizin de bizim bu heyecanımıza paralel görüşlerimizi paylaştıklarını, satışlarımızın düşmeyen trendinden memnuniyetle izliyoruz. Fakat son dönemde müşteri sayısında artış olmasına rağmen sepetlerde biraz küçülme var. Bu da gösteriyor ki, artık vatandaş az az satın alıyor. Yani eskisi gibi haftada bir sepeti doldurup gitmek yerine, birkaç gün sonra bir kez daha alışverişe gelmeyi tercih ediyor. Her gelişte sadece ihtiyaçlarını alıyor. Bizim müşteri başına sepet ortalamamız 20 YTL civarı. Bu rakam birkaç öy önce biraz daha yukarıdaydı ama rakamsal olarak büyük bir düşüş yok. Türkiye"de en üst gelir grubu hariç her kesim endişelere karşı duyarlıdır. Geçmiş krizlerdeki gibi "private label" (Migros markalı) ürünlere büyük ilgi ya da lüksten kaçış yok. Sadece kişisel bakım ve kozmetikte biraz düşüş var. Kriz söyleminin olduğu ortamda, kırışıklık kremi satışının düşmesi de normaldir...”

 

Özaydın"ın da açıklamalarından anlaşılacağı üzere müşteri artmış ,ama sepetler küçülmüş.Yani  marketlerde bol keseden kredi kartı ile harcama dönemi bitti.

3 kg.domates al, 6 takside böldür…

Domates midenden dışarı atık olarak 1 günde çıksın,ama sen o domatesin parasını 6 ayda  öde…

Yok artık öyle yağma…