İNTERNET HABER

Bir kadının intikamı ve Yaşar Nuri Öztürk'ün kurultay sınavı


19 Eylül 2008

21 Eylül Pazar günü, Halkın Yükselişi Partisi (HYP)nin Ankara Dünya Ticaret Merkezi"nde, olağan büyük kongresi, tüzüklerinin deyimiyle Kuraltay"ı var.

 

Hatırlarsanız  eski bakan Yaşar Okuyan"da, Hür Parti ile  HYP"ye iltihak etmişti. Ardından da HYP içinde fikir ayrılıkları çıkmış ve başını Okuyan ,Ahmet Kopuz, Fahri Türkan, Muzaffer Kendik"in çektiği bir ayrılıkçı hareket başlatılmıştı. Kulağıma gelen dedikodulara göre bu üçlünün amacı  partiyi Yaşar Nuri"den kurtararak Tuncay Özkan"a teslim etmekmiş.

 

 Durumu bir süre izleyen  HYP Genel Başkanı Yaşar Nuri Öztürk,  Mayıs ayında önce Fahri Türkkan"ı, Haziran ayında Ahmet Kopuz"u, Temmuz ayı içinde de Yaşar Okuyan"ı başkan yardımcılığı görevlerinden aldı. Hatta sıkıntılarını ve yapacaklarını yaz başı İstanbul"da birkaç siyasetçi eşliğinde yediğimiz bir yemekte bizlerle de paylaşmıştı.

 

İşte bu olayların ardından Yaşar Nuri Öztürk ve Yaşar Okuyan arasında kılıçlar çekildi.

 

Anlatılanlara göre  muhalefet  ekibinden Ahmet Kopuz, bir MYK toplantısında yumruğunu masaya vurarak, “Ben bu kurultayda genel başkan adayıyım. Bir sanayici olarak partide en büyük harcamayı ben yapıyorum, o halde partinin başında da ben olacağım.” diyerek bağırmış.

Aksilik o ki , kimilerinin kendi adına, kimilerinin de Okuyan"ın emanetçisi sıfatıyla konuştuğunu söylediği Kopuz, , Öztürk"ün yeni çıkan "Allah ile Aldatmak" kitabı rekor düzeyde satılırken, genel başkanlığa adaylığını koymuştu.

 

Dedikodu bu ya , tam da bu sırada intikam peşinde koşan kıskanç bir kadın devreye girmiş ,  Kopuz-Türkan ikilisi, İstanbul"un Levent semtinde bu bayanla birkaç Restauran-Cafe buluşması gerçekleştirmişler. Yani Yaşar Nuri Öztürk"ün eşi Canan Hanım"la…

 

 Canan Hanım sık sık ; “Ben konuşursam onu yerin iki metre dibine gömeriz” diyormuş.

Dedikodulara göre ,Kopuz-Türkkan ikilisi, bu durumu çok iyi değerlendirmiş ve kurultayın ilan edilmesi üzerine yoğun bir faaliyetle Canan Hanım"a bir dosya hazırlatmışlar. Dosyanın esası, Genel Başkan Öztürk"ün genç danışmanı ile aşk hayatı yaşadığı üzerineymiş ki daha sonra yaşananları hepimiz basından takip ettik. İddiaların sahibi ise  yine ne yazık kiYaşar Nuri Öztürk"ün eşi Canan Öztürk"tü.

 

Ne demişler….Allah erkekleri kıskanç kadının gazabından korusun…

 

Aksilik bu ya  Canan hanımın gazabı, bir köşe yazımdaYaşar Hoca ile yediğimiz yemekten ve de yazdığı kitaptan bahsettiğimde bana da yönelmişti. Canan Hanım bana bile "yemeğin nerede ve ne zaman yendiğine " dair sorular içeren bir e-mail göndermişti. O dönemde ben bu e-mail"in üstünde durmamış, kendi kendime ” herhalde bir yanlışlık var “ diye düşünmüştüm . Fakat üstünden birkaç hafta geçmeden bir de Öztürk ile ilgili basında bu çirkin olaylar patlak verince, yanlışlığın Canan Hanım "da olduğunu anladım.

 

Görünen o ki Yaşar Nuri Öztürk, büyük bir iç hıyanetle sarsıldı. Eğer dedikodular doğru ise eşi, siyasal düşmanlarıyla iş birliği yapmıştı.

“Kol kırılır yen içinde kalır “ sözü ne kadar yerinde bir deyimdir. Her ne olursa olsun hiçbir kadın Türkiye"ye mal olmuş saygı değer bir insanı, çocuğunun babasını bu noktalara çekmemeliydi.

Kurultayda Öztürk"ü indirip partiyi ele geçirmeyi kafaya koyanlar, delegeleri “Bu parasız partiyle bir yere gidemezsiniz, Tuncay Özkan"ın siyaset için ayırdığı dört milyon dolar bizleri bekliyor” diyerek ayartmaya çalışıyorlarmış.

 

Göster kendini Yaşar Hocam, 21 Eylül de ki Kurultay senin sevenlerine, oğluna ,ailene karşı en büyük sınavın olacaktır…