İNTERNET HABER

Ben ve geyik muhabbeti


28 Mayıs 2009

 

 

Biliyorum ,ben bu sitenin ciddi yazar tayfasından olup sizlere pek geyik muhabbeti yapmam. Ama bazen insanın canı burnuna geliyor ve gerçekten boş şeylerden bahsetmek, hatta okumak ya da başına gelen bir olayı anlatmak istiyor.

 

Şu ara mevsim değişikliği etkisinden olsa gerek hem zihinsel ,hem de bedensel yorgunluk  halidir gidiyor. Geçtiğimiz hafta sonu kitap almak için girdiğim kitapçı da  dükkan sahibi yardımcı olabilmek için yanıma yaklaştığında sorduğum soru şu oldu “ En boş, en saçma kitaplar nerede?”  

Adamcağız şaşkın bir yüz ifadesi ile beni aşk romanları bölümüne götürdü.

Yani anlaşılacağı üzere “aşk” artık insanoğlu için saçma sapan bir şey olmuş. Hatta kitabını yazanlar ise kitap dükkanı sahipleri tarafından , içi boş yazarlar grubuna dahil edilmişler.

 

Kitap raflarına boş boş bakarken birden  ismine bakılacak olursa  bana en uygun romanı buldum

“Alışverişkolik ve Evlilik”

 

Akşam yatağa girip kitabı okumaya başladığımda,ne kadar doğru bir şeçim yaptığımı anladım, çünkü daha ilk sayfalardan itibaren  kahkahalarımı tutamaz olmuştum.

Eşim “ Hayırdır gecenin bu saatinde delirdin mi?” diye sorduğunda kitabın ismini göstermem yetti.

” Tam kendini anlatan bir kitap bulmuşsun belli “ diyerek yarım kalan uykusuna devam etti.

Ben de gürültü etme korkusu ile kahkahalarımı karnım ağrıyarak sessizce atmaya devam ettim.

Hanımlar ,tavsiye ederim eğer okumadıysanız mutlaka “ Alışverişkolik ve Evlilik” romanını okuyun.

Kafanızı dağıtmak için birebir…

 

CEP TELEFONU

 

Beni tanıyan arkadaşlarım çok iyi bilirler ki cep telefonu üçüncü  elim gibidir. O olmadan nasıl yaşıyormuşuz bilemiyorum?

Bu arada zannetmeyin lüzumsuz yere  orayı burayı arıyorum.Asla telefonda gereksiz konuşmalar yapmam. Ama işimden dolayı telefonum gereğinden fazla çalmakta. Hatta çalmama süresi yarım saati geçerse  yanımdakiler “Allah Allah,unutuldun galiba.Telefonun çalmıyor” şeklinde benimle dalga  geçmeyi ihmal etmezler.

En kötüsü de arabada zır zır çalması. Mümkün olduğu kadar kulaklık kullanmaya çalışsam da bazen üşeniyorum.

Geçtiğimiz hafta işte böyle günlerin birinde  araba kullanırken cep telefonu ile konuşmaya kendimi kaptırmışım. Tabi trafik polisini gördüğümde oldukça geç olmuştu.

Fakat ne tesadüf ki beni kenara çeken trafik polisi aynı anda cep telefonu ile konuşuyor ve karşı tarafa kendi özel arabasını satmaya çalışıyordu.

Cep telefonu ile konuşan memura beni neden durduğunu el kol hareketleri sorarken memur bey “Ehliyet ve ruhsatınız lütfen.  Araba kullanırken telefonla konuşuyormuşsunuz “ yanıtını verdi ve kendi konuşmasına devam etti.

Durur muyum hemen lafı yapıştırıverdim “Memur bey, ben değil siz cep telefonu ile konuşuyorsunuz”

Polis memuru hiç beklemediği tepki karşısında diğer elinde ki telsizi göstererek

Hanımefendi arkadaşımız sizi konuşurken görmüş”

Ben “ Hayır, efendim yanlış görmüş  saçımı topluyordum. Arkadaşınız konuştuğumu zannetti herhalde.”

Polis memuru elindeki telsize dönerek “ Hanımefendi konuşmadığını söylüyor,saçını topluyormuş”

Telsizin diğer ucunda ki polis memuru inatla “ Telefonunda ki son konuşma saatine bakın.Konuştuğunu göreceksiniz”

Polis memuru “ Hanımefendi lütfen telefonunuzda ki son konuşma saatini gösterir misiniz?”

Ben “ Tabi ,hemen göstereyim. Bakın 11 .15’i gösteriyor. Ve şu an saat 14.00. Demek ki konuşmamışım, arkadaşınız yanlış görmüş. ”

Polis memuru telsize dönerek “Ben bu hanımefendiyi bırakıyorum.Son konuşması 11.15’de. Yanlış görmüşsün”

Ben “ Teşekkür ederim,iyi günler”

 

Bu işten nasıl sıyırdığımı merak ediyorsunuz değil mi? Sizin aklınız  hiç benim tek cep telefonu dolaşacağımı alıyor mu ?

Çantamda duran diğer cep  telefonunu polis memuruna uzattım.Tabi bu arada asıl konuştuğum telefonumun  çalmaması için dua ederek…