HABERTÜRK

Umutsuz ev insanları


06 Mart 2012

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hane Halkı İşgücü Araştırması’nın sonuçlarını açıklamış.

Raporda yer alan verilere göre, Türkiye’de 2010 yılında 3 milyon 46 bin olan işsiz sayısı 431 bin azalarak 2011 yılında 2 milyon 615 bin kişiye gerilemiş.

Peki hepsi iş-güç sahibi mi olmuşlar?

Hayır... Çünkü ilk araştırmaya umutsuz ev insanlarımız dahil edilmemişler.

TÜİK’in açıkladığı rakamlarda ilk başta 2 milyondan fazla kişi gözardı edilmiş.

Anlayacağınız ülkemizde 2 milyondan fazla insan, iş bulmaktan umudu kesen veya çalışır durumda olmalarına rağmen iş aramaktan vazgeçen umutsuz ev insanları haline gelmişler...

Umutlular ve umutsuzlar bir araya gelip toplandıklarında ise resmi işsiz sayısı 5 milyonu geçmekte.

Bu durumu 2011 yılı sonu ile 2012 Ocak ayı arasında işsizlik ödeneğine başvuranların sayılarındaki artıştan da anlamak mümkün.

Aralık 2011’de bu sayı 41 bin iken Ocak 2012’de 62 bine çıkmış.

Yani işsizlik ödeneğine başvuru sayısı yukarı yönde hareket ederken işsizliğin azaldığını söyleyenlere ne kadar inanmak lazım, artık siz karar verin...

Yeni Türk Lirası amblemi

Kiminle konuşsam aynı soruyu sormaktalar; Yeni Türk Lirası’nın amblemini nasıl buldun?

- Yorumsuzum.

Sadece şunu merak ediyorum; ne gerek vardı? Biz Amerika, Çin ya da Avrupa değiliz. Dolar, Euro veya Yen ile asla kendimizi aynı kefeye koyup ortalığa çıkıp dünyayı gezecek de değiliz. Hadi onlar dünya insanlarının ortak para birimi haline gelmişler.

Peki ya biz kimiz?

Bizlerden başka kimsenin kullanmadığı Türk Lirası’nın TL’sinin kime, ne zararı vardı?

Sen Kimsin?

Yukarıda Türk Lirası’nın yeni simgesini eleştirirken “Peki ya biz kimiz?” diye sorunca hafta sonu gitme gafletinde bulunduğumuz Tolga Çevik’in yeni vizyona giren “Sen Kimsin” filmi aklıma geldi.

Ata Demirer’in Berlin Kaplanı filmine gittiğimde sinemadan, “Son zamanlarda izlediğim en kötü film” diyerek çıkmıştım.

Fakat Tolga Çevik’in “Sen Kimsin” filminin yanında Berlin Kaplanı inanın kral kaldı.

Kendinizi benim gibi aptal yerine konmuş hissetmek istemiyorsanız sakın gitmeyin.