HABERTÜRK

‘Tuğra’ meselesi


28 Mayıs 2014

Yeni bir tartışma konusu daha gündeme oturdu. Geçtiğimiz günlerde AK Parti, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Osmanlı saltanatının izlerini silmek amacıyla çıkarılan Tuğraların Kaldırılması Kanunu’nu yürürlükten kaldırmak için harekete geçti.

Ve yine kafalarda soru işaretleri oluştu. (

İstanbul Ünivesitesi’nin Beyazıt’taki ana giriş kapısında Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) yazısının bulunduğu yerdeki tuğra zaten geçtiğimiz ay yerini almıştı. Yani konu ile ilgili olarak ilk adımlar aslında çoktan atıldı.)

AK Parti Kocaeli Milletvekili Zeki Aygün ve arkadaşlarının yasa teklifi AK Parti yönetiminin onayından geçerek Meclis Başkanlığı’na sunulduğunda aklıma hemen araştırmacı yazar Osman Öndeş’in 2012 yılında yazdığı “Vurun Osmanlı’ya” isimli kitabı geldi.

Kitapta yazar Öndeş unutulan konuyu gündeme getirmiş ve şöyle yazmıştı:

“Pek çok insan bilmez 1927 yılında, dönemin Rize milletvekili Ekrem Rize’nin kişisel çabasıyla 1057 sayılı bir kanun çıkarıldı. Tam adı: Türkiye Cumhuriyeti Dahilinde Bulunan Bilimum Mebani-i Resmiye ve Milliye Üzerindeki Tuğra ve Medhiyelerin Kaldırılması. Bu kanuna dayanılarak onlarca tarihi binada bulunan Osmanlı tuğra ve kitabeleri kaldırıldı, silindi ya da kırıldı.

Bu yazıların tarihi eser niteliğine bakılmaksızın kıyım yapıldı. 1057 sayılı kanun halen geçerli olduğundan birçok resmi makam bu kanuna karşı suç işlemektedir. Bu son derece trajikomik bir durumdur. Birkaç örnek vermek gerekirse Gümüşsuyu Asker Hastanesi, Milli Savunma Bakanlığı İstanbul Asker Alma Daire Başkanlığı gibi birçok binada bu tuğra ve kitabeler halen ve son derece iyi muhafaza edilmektedir. Buraları kullanan kurumlar 1057 sayılı kanunu ihlal etmektedir. Ya bu kanun kaldırılmalıdır ya da söz konusu kitabeler.” 

Öndeş kitabında, tuğra, medhiye ve kitabelerin kazındığı binaların bir listesini vermiş ve , bunların hikayelerini anlatmış.

Söz ettiği binalar arasında İstanbul Valiliği, İstanbul Üniversitesi, Sirkeci Tren Garı, Darülaceze, Çırağan Sarayı gibi çok bilinen yerler var.

Tuğraların Kaldırılması Kanunu’nun yürürlükten kaldırılması konusunda ani tepki vermeden önce (içinizde benim gibi karasız olanlar varsa) Osman Öndeş’in “Vurun Osmanlı’ya” kitabına şöyle bir göz atmanızı tavsiye ederim.