HABERTÜRK

Tarih tekerrürden ibaret mi?


16 Ekim 2010

Kitap okumayı seven hemen herkesin tahminimce baş ucu kitapları vardır. Dönem dönem okuduğum romanlar değişse de baş ucu kitaplarım değişmez. Bunlardan birkaç tanesi;
“Küçük Prens” ve Emre Kongar’ın “21. Yüzyılda Türkiye” kitabıdır.
İçinizden “Ne alaka?” dediğinizi duyar gibiyim. Birbirinden alakasız gözükse de bana kalırsa iki kitap arasında tecrübeye -geçmişe- insanlığa dair birçok değerlendirme benzerliği var. Geçen hafta oğlumla kitapevinden alışveriş yaptıktan sonra “Küçük Prens” kitabını aldığını gördüm ve şaşkınlıkla “Aaaa, Küçük Prens’i almışsın” dedim.
Oğlum; “Sen okudun mu?”
- “Okumaz mıyım... Bu kitap ara ara her yaş döneminde mutlaka okunması gereken bir kitaptır. Çocuk kitabı gibi görünse de aslında yetişkinlere masaldır. Ve içinde önemli mesajlar vardır. İyi ki almışsın. Senin adına mutlu oldum. Bana da yeniden okumam gerektiğini hatırlatmış oldun” yanıtını verdim.

DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK
Emre Kongar’ın “21. Yüzyılda Türkiye” eseri ise bana hep sanki bir okul kitabı gibi olmuştur. Sık sık sayfalarını karıştırır, başa döner döner okurum.
Nedenine gelince ...
Türkiye’de ne zaman ‘Olağanüstü’ varsaydığımız bir olay veya gündem maddesi olsa, baş ucu kitabıma şöyle bir göz atarım. Ve görürüm ki Türkiye’de değişen hiçbir şey yok. Sanki tarih tekerrürden ibaret!
Sizlere kitaptan küçük bir bölümü aktarırsam belki ne demek istediğimi daha net açıklayabilirim;

NE YAZIYORDU?
(Dönem Refahyol dönemi)
“MGK’nın bildirisi sonrası, özellikle ordunun kamuoyu oluşturma çabaları sırasında, darbe söylentileri yaygınlaşınca, Erbakan-Çiller ikilisinin DYP’de olan İçişleri Bakanlığı aracılığı ile polisi kullanarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin siyasal rejimle ilgili niyetleri hakkında istihbarat etkinliklerine giriştikleri, Erbakan’ın Cumhurbaşkanı’na verdiği bir belge ile ortaya çıktı. Belge, Genel Kurmay’ın açıklamalarında adı geçen Batı Çalışma Grubu için hazırlanmış, irticai faaliyetler hakkında bilginin kopyası idi. Ülke çapında, sivil makamlardan, irticai faaliyetler hakkında bilgi toplanmasına ilişkindi.”
Sevgili okurlar, bu açıklamaların devamı telefon dinleme skandallarına kadar gidiyor. (Yerim yetmediğinden başka zaman devam edeceğim)
Yani anlayacağınız şimdi şikayet ettiğimiz olaylar zinciri; Darbe, irtica, telefon dinleme...
Sormak istiyorum; Tarih tekerrürden ibaret mi?