HABERTÜRK

Sosyal Medya


07 Temmuz 2013

Sevgili okurlar üniversite öğrencisi oğlum Bilgi Üniversitesi Medya ve iletişim Sistemleri bölümünde okuyor. Geçtiğimiz akşam Mısır'da yaşanan darbe olaylarını ve ardından gelen tartışmaları birlikte ekranda izlerken bana dönerek ," Ben medya bölümünde okumak istemiyorum. Gazeteci olmak hiç istemiyorum" diyerek durup dururken ani bir çıkışta bulundu.

Ben, " Oğlum gecenin bu saatinde nereden çıktı şimdi bu konu? İkinci sınıfa geçmişken söylenecek şey mi? " şeklinde sakince cevap vermeye çalışırken , Oğlum, " İyi de baksana medyanın haline. Bu kadar okuduktan sonra nerede iş bulacağım? Ne televizyonda ne basında bu şartlar altında iş bulmak arkan yoksa mümkün değil. İletişim alanı desen ayrı bir konu. Orada da nereye elini atsan problem yaşanıyor. Bak bu yıl okuyacağım ana dersin adı ‘Sosyal medya' . Ben, "Eee ne olmuş? Ne güzel işte . Çağın gereği. "
Oğlum, " Nesi güzel anne? Sosyal Medya suç unsuru oldu ülkemizde. Aç bak bizim bölümün programında " Sosyal Medya " nasıl tanımlanıyor."

Oğlumun bu yakınmaları üzerine Bilgi Üniversitesi ders programına girdim. Sosyal Medya dersi kelimesi kelimesine öğrencilere şöyle anlatılıyor;

"Bu dersin amacı, sosyal medya ortamlarının çerçevesinde gündeme gelen sanallık, grup yaratma, sanal bir cemaatte kimlik oluşturma, yeni bireyselcilik ve siyasal evren gibi sosyal ağ kültürüne ilişkin çeşitli kavramları ve sorunsalları tartışmaktır. Derste yanıt aranacak sorulardan bazıları şöyle sıralanabilir: Sosyal medya yaşam ve dünyayı algılama biçimlerimizi nasıl değiştirmektedir? Sosyal medya günlük yaşam pratiklerimizi ve politik seçimlerimizi ne boyutta etkilemektedir? Sosyal medya mecraları bireylere ve haber örgütlerine ne gibi fırsatlar ve engeller sunmaktadır? Bu ders, aynı zamanda öğrencileri içine çeken ve onların da katılımına olanak tanıyan bir dokuya sahiptir. Öğrencilerin, internet forumları, bloglar, wikiler, Facebook, yeni chat uygulamaları, Twitter gibi farklı sosyal medya pratiklerinin uzantısı olan sanal dünyanın bir parçası olmaları teşvik edilecektir."
Dersin açıklamasını okuduktan sonra sessizce bilgisayarı kapattım ve konuyu değiştirmeye çalıştım. Çünkü oğlum 90'lı bir Y kuşağı gençliği...

Haklı olana ne diyebilirim ki?