HABERTÜRK

Sayım başladı...


13 Haziran 2011

İçim içime sığmıyor. Gözüm saatte. Sabah erkenden kalkıp eşimle beraber oyumuzu kullandık. O saatten beri de merakla seçim yasaklarının kalkmasını bekliyorum. Bir grup arkadaşımızla seçim sonuçlarını izlemek için akşam yemeğinde sözleşmiştik.
Tam 18:30'da grup bir araya geldi. Denize sıfır Yeşilyurt Spor Kulübü'nde mezelerle dolu masada hepimizin gözü ekranda.
Deniz, fırtına öncesi sessizlik gibi öyle suskun ki, bir an içime bir sıkıntı düştü. Garsondan buz gibi soğuk bir bira getirmesini söyledim.
Garson: "Kusura bakmayın hanımefendi seçim yasağı var."
Hay Allah..! Nasıl oldu da unuttum.
Türkiye genelinde sandıklar açılmaya, sonuçlar verilmeye başlandı.
Saat 19:00
AKP birçok ilde açık ara önde. Fakat garip bir şekilde CHP öndeyken bir anda AKP'nin oyları yükseliyor, oylar dengeleniyor.
Masada mırıldanmalar başladı...
Yaklaşık bir haftadan fazla bir süredir yolda, toplu taşıt araçlarında kimi yakalasam "Oyunuzu kime vereceksiniz?" sorusunu yöneltmekteydim. Bana mı denk geldi bilemiyorum ama genelde aynı cevabı almıştım: CHP.
Bazıları da, "MHP mecliste olmalı. CHP'ye verecektim, ama bu seçimde MHP'ye vereceğim."
Saat 19:30
Allah Allah... Peki kim AKP'ye oy verdi de İzmir'de dahi bu kadar çok oylarını yükseltti? Saatler ilerledikçe oranlar ne olur bilinmese de; AKP'nin saat 19:30'da tam 330 milletvekili var.
Masada mırıldanmaların yerini yükselen sesler almaya başladı. Herkes fikrini söylerken, dizüstü bilgisayarım kucağımda, sessizce oturmaktayım.
Kendi kendime içimden "Halkıma güveniyorum. Türkiye için en doğru kararı yine halkımız verecektir" derken, iç sesime kulak vererek köşe yazımı yazmaya başladım.
Yanımda oturan Nil; "Erken değil mi yazını yazmak için. Saat daha sekiz bile olmadı. Daha çok değişiklik olur."
Hiç ses etmedim. Çünkü iç sesime güvenirim. Sonuç benim için belli oldu. Ama onlara söylemiyorum. AK Parti yeniden iktidarda. Sizlere şu an tam oranları veremesem de bana göre artık önemi yok. Hasan Çömlekçi benden saat 21.00 olmadan köşe yazımı gazeteye göndermemi önemle rica etti.
Saat 20:00
Yazımı gazeteye gönderdim bile....
Türkiye'nin önünde zorlu bir dört yıl var. İstikrarı bozmak istemeyenler zoru başardılar...