HABERTÜRK

Sabır taşı çatladı


28 Ocak 2010


Uzun zamandan beri kar görmeyen bir İzmirli olarak cumartesi günü başlayan kar yağışı karşısında çığlıklarıma hakim olamamış "Yuppi kar yağıyor!" naraları atmıştım. Burnumu cama dayamış hayran hayran İstanbul'u örten bembeyaz örtüyü seyrederken durumun halkımız adına gün geçtikçe daha da vahim bir hal alacağını düşünemedim. Dondurucu soğuklarla beraber, her gün yeni bir darbe teorisiyle güne başlamak zorunda kalan Türk halkını anlaşılan o ki Genel Kurmay Başkanı Org. Başbuğ rahatlatmak ihtiyacı duydu. İçinde bulunduğumuz şartları göz önüne alarak, kendi adıma Başbuğ'u soluksuz dinledim.

AÇTI AĞZINI YUMDU GÖZÜNÜ

Başbuğ konuşmasında; "İddia edilen darbe planı hakkında gelen ilgili bilgi ve belgeleri kendimiz toplamaya başladık. Bu gerçeği kabul ediyoruz demek, değildir. Bu konuda özellikle Kara Kuvvetleri Komutanlığımız detaylı inceleme yapmakta. İncelemeler bu hafta netleşir. TSK "Allah Allah!" diye hücuma geçer. Bu şekilde taarruz yaparken nasıl camiye bomba atmayı düşünürüz. Vicdansızlıktır bu.. Böyle bir ordunun kişileri çıkıp Allah'ın evine bomba atacak? Lanetliyorum! Yine bu ordunun kişileri kendi uçağını çıkıp sabote edecek öyle mi? Lanetliyorum! Bir kaç defa daha söylemiştim bize karşı faaliyetler var. Ama söylemekle olmuyor. Sorunun köküne inip çözüm üretmeliyiz. Bilgi sızması konusunda ne yapmamız lazım? Yapısal eksiklerimizi tamamlamamız lazım. Bilgi sızdıranlarla ciddi mücadele içinde olmamız lazım. Bugüne kadar TSK içinde 'bilgi sızdırması' iddiasıyla açılan 61 adet soruşturmamız vardır. Bunlardan 9 tanesi yargı safhasına dönüşmüş. Bir subay silahlı kuvvetlerden uzaklaştırıldı ve 3 yıl hapis aldı. On kişi de halen daha tutuklu.

MENFAAT SAĞLAYANLAR VAR

Bu konuda da devletimize düşen görevlervar. Sayın Başbakanımıza, Cumhurbaşkanımıza düşüncelerimizi arz ettim. Tedbir alınması zorunluluğu var. Türkiye'de son dönemde maalesef "darbe iddiaları" ana gündem maddesi oldu. Bu iddialardan rahatsızız. Darbe sözünü kullanmaktan hicap duyuyorum. Darbe iddialarının gündemde kalmasından kim menfaat sağlıyor? Bunu sormak benim hakkım" derken, ben de kendime şu soruyu sordum; "Sayın Başbakanımızdan 'bilgi sızdırma' konusunda yardım isteyen Başbuğ'a neredeyse bütün Türkiye'yi dinleyenler ne yanıt verdiler?" Bu karlı, soğuk, umutsuz kış gününde Başbuğ'un konuşması sımsıcak içime yayılırken sanırım fazla yorum yazmaya ge-rekyok. Çünkü sabır taşı çatladı!