HABERTÜRK

Rüzgar gibi geçen DP kongresi


18 Ocak 2011

Cumartesi günü Ankara Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen DP Kongresi’ni başından sonuna kadar izledim. Hatta bir gün öncesinden delegelerin arasına karıştım.

Aldığım izlenim oldukça karışık olmasına rağmen yine de o akşam DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un ağırlığı hissediliyordu.

Fakat madalyonun diğer yüzünde Cindoruk’un bazı il başkanlarına ve delegelere olan kırgınlığı söz konusu olduğundan, Cindoruk’un adaylığı henüz netlik kazanmamıştı. Onun il başkanı, onun delegesi defalarca Tansu Çiller’in kapısına gitmiş, yalvarıp yakarmış sonunda ise hepsi Çiller tarafından refüze edilmişlerdi.

BİRLEŞTİREN CİNDORUK’TU

Geriye sadece bölünmüş DP’liler kalmıştı.

Sevgili okuyucular, siyasi özgeçmişinin güvenirliliği sayesinde kimsenin yapamadığı bir birleşmeyi, bütünleşmeyi gerçekleştirmeyi başaran tek lider Sayın Cindoruk’tur. ANAVATAN Partisi bütün mal varlığı ile DP çatısı altına geldiyse onun iyi niyeti, hoşgörüsü ve tecrübesi sayesindedir. Eski Başbakanlarımızdan Mesut Yılmaz’ın, eski ANAVATAN Genel Başkanı Salih Uzun’un çabalarını da unutmadan ilave etmek isterim.

Sayın Cindoruk bu bütünleşmeyi son derece kibar bir şekilde gerçekleştirdi. Fakat onun bu kibarlığı, hoşgörüsü her iki tarafın tabanına 10 gömlek büyük geldi. Hiç kimse bu önemli siyaset adamının üstlendiği misyonun değerini anlayamadı. Belki bugün anladılar ama ne yazık ki atı alan çoktan Üsküdar’ı geçti.

Şimdi gelelim rüzgar gibi geçip giden kongreye...

TASFİYE OPERASYONU

Hüsamettin Cindoruk’tan, gerçek DP’lilerden ve ANAVATAN’lılardan arındırılmış farklı bir DP oluşturmak isteyenler, kongre öncesi ince ince çalışarak bütün planlarını yapmışlar. Öyle bir plan ki, kongre süresince hiçbir aksama yaşamadılar. Neredeyse tereyağından kıl çekercesine kongreyi aldılar ve partiyi Namık Kemal Zeybek ile ekibine teslim ettiler. Hem de her iki partinin bütünleşmesine bugüne kadar emek vermiş olan bütün arkadaşlarını seçimlere 4 ay kala tasfiye ederek.

Hazırladıkları komplo teorisinin savaş stratejisinden hiçbir farkı yok. Hem Hüsamettin Cindoruk’u, hem DP’li arkadaşlarını hem de kendilerine güvenerek tam bir teslimiyetle aralarına katılan ANAVATAN’lı arkadaşlarını sırtlarından vurdular. Sinsice, sessizce ve derinden... (Arkası yarın...)