HABERTÜRK

Rodos'tan Çeşme'ye


07 Ağustos 2010

Türkiye kavurucu sıcaklarla boğuşurken, kimsenin insanoğlunun yaşam şartlarını düşündüğü yok. Spor akademisine giren çocuklar olağanüstü şartlar altında, bir ambulans dahi olmaksızın, geleceklerine yöne verecek sınavlara sokuluyorlar. Sapır sapır dökülüp bayılıyorlar.
İnsanlık bu mu?

Diğer tarafta, bugüne kadar ilk kez bir karar alınmadan sonlanan YAŞ toplantısı... Cehennem sıcaklarında halk gerilmiş, geleceği ile ilgili endişeye düşmüş, düşürülmüş...
İnsanlık bu mu?

Suçu belli olmayan, dişiyle tırnağı ile belli rütbelere gelmiş askerlerimizin terfileri engelleniyor.

İnsanlık bu mu?

Düşmanın Türk Ordusu'na yapamadığını biz kendi ordumuza yapıyoruz. Türk Ordusu'nu sanki biz kendi ellerimizle bozguna uğratmaya çalışıyoruz.
İnsanlık bu mu?

Sıcak çok sıcak...
Ekonomi çökmüş, insanlar bunalmış, Türkiye yıpranmış...
Devlet erkanı istediği kadar çığırtkanlık yapsın. Referanduma kimsenin ne "evet" ne de "hayır" diyecek hali kalmamış.
İnsanlık bu mu?

Yunanistan ekonomik krizin göbeğinde. Buna rağmen adamlar bizim gibi alışveriş meraklısı milleti memleketlerine bir günlüğüne dair de olsa hala vizesiz sokmuyorlar.
Perşembe günü Marmaris'ten günü birliğine Rodos'a gidip geldim. Rodos'a indiğimizde pasaport kontrolü esnasında bir kez daha üçüncü dünya ülkesi vatandaşı muamelesi görmenin mutluluğunu yaşadım.
"Türkler bu tarafa, Avrupa ülkeleri şu tarafa..!"
Tırıs tırıs bir grup Türk başımız önde bize uygun görülen taraftan Rodos'a girdik ve aynı muamele ile çıktık...
Rodos halkı son derece sıcak kanlı, Zaten Türk olduğumuzu anladıkları an, komşu muhabbetine başlıyorlar.
Gördüğüm en devasa gemi ise yolcularını Rodos'a indirmiş, tüm ihtişamı ile Rodos limanını gerdanlık gibi süslemekteydi.
"Darısı Çeşme limanın başına" demekten kendimi alamadım.
Rodos halkının ağzı kulaklarında, her yer hınca hınç dolu, cafeler, dükkanlar, restoranlar...
Bir ara kendimi Marmaris çarşısında hissettim. Fakat adamlar öyle güzel Yunan adalarının reklamını yapıyorlar ki sanırsınız muhteşem şeylerle karşılaşacaksınız.
Geçen hafta da Çeşme'den Sakız'a gitmiştim. İnanın orada yaşayan Rumları bile sanki Çeşmeli yapmışız.
Gözünü seveyim Çeşme'nin, medeniyetin ve nezihliğimizin.
Lütfen zorluklarla edindiğimiz topraklarımızın, bizi bugünler getiren ordumuzun kıymetini iyi bilelim.