HABERTÜRK

Prosedürcüler


10 Kasım 2013

Aşırı tertipli, titiz, kuralcı kişilerdir. Kurallar onlar için çok önemlidir. Randevularına geç kalmamak adına 5-10 dakika erken giderler. Beklemeyi ve bekletilmeyi sevmez, işe hep aynı saatte gidip, aynı saatte dönmek isterler. Masa başı işi için çok uygundurlar. Yönetici kadrosu tam onlara göredir. Her şeyi günü gününe, saati saatine ajandaya not ederler, programlıdırlar.
Sürekliliği severler. Çok düzenlidirler. Sahip olduklarını paylaşmak istemezler.
Mükemmelliyetçidir, ayrıntıya çok önem verirler.
Söylediğiniz ya da söylediği her ne ise, mutlak yerine getirmeye çalışırlar.
Yaşamlarında gri alanlar yok denecek kadar azdır. Düşüncelerini saklamazlar çekinmeden söylerler. Sonradan da geri adım atmazlar. Atmakta zorlanırlar.
Haksızlığa uğradıklarını fark ettiklerinde mutlak karşı taraftan özür beklerler...

PROSESCİLER

Aşırı rahattırlar. Herkese hükmetmeyi severler. Kural tanımazlar. Kendi kuralları vardır. Aslında pazarlama kadrosu tam onlara göredir. Ağızları iyi laf yapar. Masaları sürekli dağınık olmasına rağmen aradıklarını anında bulurlar. Kendilerini özgür hissedecekleri işte çalışmak isterler.
Prosesciler çevreleriyle sürekli çatışma halindedirler. Olmayacak işer yaparlar. Örneğin rafta duran en üstteki tişörtü alacaklarına en alttakini çekerek rafı dağıtırlar. Umursamazlar.
"Akşam yemek saatinde evde ol" gibi laflara çok kızarlar.
Sürekli "aman boşver, ben bildiğimi yaparım ya da söylerim" durumundadırlar.
Kontrol altında tutulmaktan hoşlanmazlar.
Ve...
İşte size iki ayrı farklı öğretilere sahip insanoğlu örneği...
Biri prosedürcü: Hatalar veya haksızlıklar karşısında özür bekleyen .
Diğeri prosesci: "Umurumda mı dünya.." diyerek çevresi ile sürekli çatışan ve asla geri adım atmayan, özür dilemeyen...
Kim ki bunlar?
Şu dünyada herkes birbirinin aynı olsa ne sıkıcı olurdu hayatımız öyle değil mi?
Onlar sayesinde ne güzel oyalanıp, yaşayıp gidiyoruz işte...

...

SORMAZSAN

Temel İstanbul'a gelmiş. Uzun süre işsiz gezdikten sonra, hemşerilerinin sayesinde bir sinemada müdürlük bulmuş.
Bir gün seyircilerden biri Temel'e sormuş;
-Müdür bey, sigara içebilir miyim?
Temel "hayır" demiş;
-Sigara içemezsin, yasak!
-Ama herkes içiyor.
-Onlar sormadılar ki!