HABERTÜRK

Ormanlar yanmasa


11 Temmuz 2012

Yaz ayları başlar başlamaz sezonu iki orman yangını ile açtık. İlki 15 gün önce uçaktan iner inmez Çeşme yolunda beni karşıladı. İzmir-Çeşme otobanında ilerlerken Zeytinlik mevki yakınlarında gördüğüm itfaiye araçları beni üzüntüye boğarken, yaz aylarının kabusu olan “yangın “ gerçeği ile de ister istemez yüzleşmiş oldum. 15 günde iki yangınla toplam yetmiş hektar makilik alan yandı. Çıkış sebepleri ise tabii ki dikkatsizlik.

Urla Orman İşletmeleri Müdürü Özgür Erciyas’ın açıklamalarına göre, yanan alanlar yeniden ağaçlandırılacaklarmış. Yaşayacak daha bir 15 yıllık ömrümüz varsa bu alanların yeniden yeşerdiğini görmemiz mümkün olacak. Çünkü makilik alanın eski halini alma süresi nereden baksanız 15 yıl sürüyormuş. Çamlık alanların ise neredeyse 80 yıl. Ben göremeyeceğim... İnşallah bebeklerimiz görürler.

KRİZ KOMŞUYU VURMUŞ
Son iki yıldır “krizdeyiz” naraları atan Yunan halkını her fırsatta eleştirmekteyim. Nedenine gelince; Hem ekonomik krizden bahsederler. Hem de burunlarının diplerindeki Türk vatandaşlarına “vizesiz seyahat” hakkı tanımazlar. Bu yıl insanları kandırırcasına “kapıda vize” adı altında bir uygulama koydular. Bu uygulama için sahtekarlığın bir başka şekli demek daha doğru olur. Geçen hafta arkadaşlarımla günü birlik Sakız seyahati yapalım dedik.

İçimizde sadece bir arkadaşımızın vizesi olmadığından mecburen “kapıda vize” uygulamasına baş vurduk. Normal şartlarda vize alınırken toparlanması gereken bütün evraklar istendiği gibi, bir de sadece bir günlük vize vermezler mi? Hem de 60 euroya ... Ben üç yıllık Schengen vizesine 60 euro verirken arkadaşımız sırf bizlerle olabilmek adına hem bir sürü evrakla uğraştı, hem de sadece bir gün için 60 euro vermiş oldu. Anlayacağınız komşu 60 Euro’ları bir bir toplama kararı almış. Adını da “ kapıda “vize“ koymuş. Durun daha bitmedi. Sakız’a ayak bastığımızda ise biz gümrükten geçip giderken o saatlerce vize kuyruğunda beklemek zorunda kaldı. Hem de bir günlük vize için... Ya bizim alnımızda “E...yiler “ yazıyor da biz mi görmüyoruz acaba? Ne dersiniz?