HABERTÜRK

Nedenler ve ne içinler?


28 Eylül 2011

Dün evden erken çıkmak zorunda olduğumdan sabah 06.30 gibi ayaklanıp sabah haberlerini açtım. Güne başlarken duyduğum ilk haber, ekran karşısında şaşkınlıkla çökmeme neden oldu.

Üst üste gelen şehit haberleri ile yatıp sabah yeniden çatışma haberi ile uyanmak o kadar canımı yakmış ki kaç dakika öyle kalakaldım bilemiyorum.

Bizler uyurken neler oluyor ülkemizde...

Ben kalkmış ayna karşısında ‘Ne giyeyim?’ derdindeyken aynı anlarda insanlarımız, askerlerimiz, çocuklarımız patır patır öldürülmekteler.

Ne için, kimin için?

Benim ve benim gibilerin yataklarında rahat uyuyabilmeleri, kalkınca da giyim, geçim derdine düşmeleri için mi?

Yoksa demokratik haklar çerçevesi içinde Kürt-Türk demeden oy verip Başbakan, bakan, milletvekili yaptığımız Kürt halkının, onlara tanınan haklarla yetinmeyen kesiminin terörist olup PKK olarak adlandırılanlarından bizleri koruyabilmek için mi?

Ne için?

Habere göre Batman’da gece 3 terörist tarafından polis ekipleri ve sivil vatandaşlar üzerine otomobilden uzun namlulu silahlarla ateş açılmış, saldırıda bir güvenlik görevlisi yaralanmış, 35 yaşlarındaki 8 aylık hamile bir kadın ve 6 yaşındaki kızı hayatını kaybetmiş.

Ölen kadının karnındaki bebeği ise sağ olarak kurtarılmış.

Haberi ve çatışma anlarını yatağımın üzerine çökmüş, sinema filmi izler gibi izlerken aklıma takılan soruya engel olamadım.

Gün gelir de sağ kurtulan bebek, yetişkin bir birey olduğunda ‘O tarihlerdeki iktidarın politikalarına Türk halkının neredeyse yarısı oy vermiş. Üst üste artan oy oranı ile başa gelen iktidarın açılım kararları ile de ülkemizde demokrasi daha da işler hale gelmiş. Peki hal buyken annem ve kardeşim nasıl oldu da o tarihlerde yol ortasında terör kurşunlarına hedef oldular?’ şeklinde bizlerden hesap sorar mı?

Sorunun yanıtını bulmaya çalışırken saatime baktım. Henüz 7.30’du.

Ve haber şöyle devam ediyordu: Hazırlıklar biter bitmez, vurulan hamile kadının cenazesi birazdan toprağa verilecek!

Daha ben ilk soruya yanıt bulamadan haber spikerinin ‘birazdan’ kelimesi aklımı kurcalamaya başladı. Tekrar saatime baktım 7.40...

Sabah ezan saati geçtiği halde öğle namazını beklemeden hamile kadının cenazesi neden apar topar toprağa verilmek isteniyordu?

Neden?