HABERTÜRK

İslamköy’den Çankaya’ya


29 Ekim 2014

Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi geçtiğimiz pazar günü açıldı. Törene katılamamış olsam da hem açılış anını hem de sonrasını takip ettim. Açılış törenine katılan bir çok tanıdıkla görüştüm, görüşlerini aldım. Sayın Demirel’in konuşmasını ve cümleleri içinde yer alan, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e minnet ve şükran borçluyuz. Bu ebedidir ve her gün söylesek yine de fazla bir şey yapmış olmayız” ifadelerini ise gözlerim yaşararak dinledim.

ATATÜRK CUMHURİYETİ

Süleyman Demirel’in kardeşi Şevket Demirel’in başkanlığını yaptığı Demirel Vakfı tarafından yaptırılan müzenin açılışına çok sayıda davetli katılmıştı. Davetliler arasında bulunan ve Isparta’dan İstanbul’a gelen eski bakanlarımızdan İsmet Sezgin ile buluştum ve açılış hakkındaki görüşlerini aldım, gözlemlerini dinledim.

Sayın Sezgin, “Demirel müzesi Türk demokrasi tarihinin çok güzel bir örneğidir. Orada Türkiye’de demokrasinin var oluşuna şahit oluyorsunuz. Kara-kuru denen Anadolu insanının verdiği oylarla bir iktidarın devrilmesinin ve halkın seçtiği iktidarın kuruluşunun öyküsünü görüyorsunuz. Bu müzede Atatürk Cumhuriyeti’nin ve demokrasisinin ürünleri olan Türk çocuklarının başarı öykülerine şahit oluyorsunuz. Atatürk Cumhuriyeti ve Laik demokrasi ile bütünleşen, özleşen bir ulusun fotoğraflarını görüyorsunuz. Bu sergide ayrıca ekonomik kalkınmanın ve Türk demokrasisinin geçirdiği evreleri tarih tarih izlemeniz mümkün.

Pazar günü İslamköy’de muhteşem bir tören ile müzenin açılışı yapıldı. Böylesine bir katılım Türk insanının kendisine hizmet edenelere olan vefasının, ilgisinin, minnettarlığının en güzel örneğidir. Demokrasinin büyük bir uzlaşı, sevgi ve barış olduğu, ayrılıkların, ayrımcılıkların, kırgınlıkların yarattığı küskünlüğü dostluğa çevirebileceğinin en güzel ispatı bu müzede sergilenmektedir.”

HERKES GEZMELİ

“Herkesin böylesine olayların sergilendiği bu tarihi müzeyi gezmesini önemle tavsiye ediyorum.” şeklinde duygu ve düşüncelerini aktardı. Televizyondan izleyebildiğim Sayın Süleyman Demirel’in konuşması baştan sona anlam yüklüydü. Tarih yüklü bir çınar, konuştukça konuştu... İslamköy’de dünyaya gelen bir köy çocuğunun Çankaya’ya uzanan öyküsünü anlattı.