HABERTÜRK

Geleceğin yöneticileri


13 Nisan 2017

Aylardır, haftalardır pazar günü gerçekleşecek olan referandum nedeni ile Türkiye’nin başka sorunları, yaşadığımız hayatın başka başka yükleri yokmuş gibi “Evet”, “Hayır” tartışmaları hakkında yazdık durduk.

Bu süreç içinde ne yalan söyleyeyim yakın çevremdeki arkadaşlarımın, dostlarımın, aile bireylerimin yıllardır içlerinde biriktirdikleri siyasi birikimlerini, değişen düşüncelerinin geçirdikleri evrimleri en açık hali ile güncellemiş oldum. Anlayacağınız herkes eteğindeki taşları birer birer döktü.

KAPALI KAPILAR

“Hayır” demeyi düşündüğünü söylediği, nedenlerini savunduğu halde oylama esnasında pazar günü kapalı kapılar ardında “Evet” oyu vereceğini anladığım kadar “Evet” diyeceklerden bazılarının “Hayır” oyu atacaklarını da hissederek onların adına üzüldüm.

Siyaset işte böyle bir şey...

Ne yazık ki siyaset arenası tam bir yalan dünya. Gemisini yürüten kaptan hikayesi...

16 Nisan referandum oylamasından ne sonuç çıkarsa çıksın, Türkiye referandumdan çıkacak sonuca göre yepyeni bir döneme kapılarını açacak.

Peki bu yeni dönemde gerek ülke yönetiminde gerekse şirket yönetiminde liderler nasıl olmalı?

Geleceği gören, planlayan ve uygulayabilen, uzlaşma yöntemlerini bilen çalışanlarını performans artışı ve kişiliklerini geliştirmek için yüreklendirebilen liderler gözde olacaklar.

Teknolojideki atılımları izleyerek uygulayabilmek, değişime uyum sağlayabilmek, karar alırken “hız” faktörüne önem vermek, bugün ‘beyaz’ dediğine yarın ‘hayır’ dememeye dikkat etmek, rekabet yarışında ipi göğüsleyebilmek, başarı sonrasında ortaya çıkan egoları yenecek bir zihniyet yapısına sahip olmak...

İşte bunlar ve benzeri özellikleri taşıyabilen nitelikte kişiler yeni dönemde lider olma vasfına erişebilecekler. Çünkü artık doğru soru sormasını bilen, eleştiren, farklı düşünenlerin sorunlarının derinliğine inebilen yeni bir nesil var.

ADİL DAVRANMA

Basiret, adil davranma, cesaret; gerek iş gerekse siyaset dünyasında lider adaylarında aranan özelliklerin başında gelecek.

16 Nisan referandumu öncesi bu son yazımda Türkiye adına, geleceğimiz ve gençlerimiz adına olması gereken, çıkması gereken sonuç çıksın diyor, hepimize “iyi bir gelecek” diliyorum.

Pazartesi sabahı yeni bir Türkiye’de görüşmek üzere...