HABERTÜRK

Garip bayramlar


02 Mayıs 2012

Bayram kavramı hiçbirimiz için yeni tanıştığımız bir olay değil. Bayramların tarihçeleri ise oldukça eskilere dayanır.

Baharın gelişini, ekinlerin kaldırılışını bile bahane eden insanoğlu, çok eski tarihlerden beri bugünleri bayram havasına çevirerek kutlamalar yapmışlar.

Ulusal bayramlar, ülke çapında resmi veya gayriresmi bayramlar...

Bütün ülkenin süslendiği, küçük büyük yerleşim birimlerinde resmi geçitlerin yapıldığı, nutukların atıldığı bayramlar...

Her yıl toplumun ulusa dönüşmesi sürecinde en anlamlı günleri halkına hatırlatmak isteyen bayramlar...

Ve bu bayramlar zamanla ulus kavramını her geçen gün daha da benimsememize vesile olup siyasal değerlerimiz haline geldiler.

Her ne kadar birçok farklı etnik kültür ile bir arada yaşayan toplum olsak da ulus kavramımız, bayramlarımız hep bir oldu.

Ta ki son yıllara kadar.

Peki ne oldu da farklı etnik kültürlerin bir arada yaşamasına olanak sağlayan ulusumuzda, bugün bayramlarımız ayrıştırılmaya, kısıtlanmaya başlandı?

Bugün bizler tarihimizi nasıl sorguluyorsak, yarın bugünün çocukları geleceğin gençleri de bugünleri sorgulayacaklardır.

Peki tarihimiz onlara bugünleri nasıl anlatacak, neler sunacak? İnanın uzun yıllar yaşayıp o günleri görmek, yeniden yazılmakta olan tarihimizi o günkü şartlarda okumak isterim.

1 Mayıs

Dün sabahın erken saatlerinden itibaren ülkemizin çeşitli meydanlarında toplanan kalabalıkları yürek çarpıntısı ile izledim. En ufak bir taşkınlıkta, provokasyonda birbirine girebilecek insan toplulukları her geçen saat meydanları doldurmaya, sloganlar atmaya, konuşmalar yapmaya başladılar.

Türkiye’de 2008’de “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanılması kabul edilen TBMM tarafından resmi tatil edilen 1 Mayıs, Osmanlı tarihinde ilk kez 1911’de Selanik’te, ertesi yılda İstanbul’da kutlanmış. 1935’te ise “Bahar ve Çiçek Bayramı” olarak kabul edilmiş ve resmi tatil ilan edilmiş.

1981’de askeri yönetim 1 Mayıs Bahar ve Çiçek Bayramı’nı iptal ederek fikir uyuşmazlıklarına son vermişti.

1 Mayıs 2011’de ise kitlesel bir katılımla Taksim’de resmen kutlandı. Tıpkı dün olduğu gibi... Etrafa çiçekler savrulup bahar havasını kutlamak varken sloganlar atılıp yürekler savruldu.

Ne diyelim, bir garip oldu bayramlarımız vesselam...