HABERTÜRK

En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır


28 Eylül 2014

“En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır!” demiş, Charles Flory. Kararsızlık ve endişe o kadar yıkıcı bir şeydir ki, kişiyi daha günlük işlerine başlamadan yorar. Asıl kabul edilmesi zor olan, kötü bir kararın, hiç karar vermemekten daha iyi olduğudur. Günlük hayatta belki de hepimiz ufak tefek kararsızlıklar yaşarız. Sonuçta iyi veya kötü bir karar verir uygulamaya koyar sonuçlarına da katlanırız.

Peki ya çok da önemli olmayan bir konuda bir türlü karar veremezsek ne olur? Günümüz heba olur...ardından da günlerimiz...

Bizi karar verememeye iten nedenler nelerdir? Başta hata yapma korkusudur.

Unutmamak lazım ki haklı olmaktan sonra, en iyi şey haksız olmaktır.

Çünkü doğru veya yanlış olan bir olay eninde sonunda sonuca bağlanacaktır. Sonuç yanlış da olsa, bize doğru yolu gösterdiği için yine de sevinmemiz gerekir. Çünkü yanlış kararlar ala ala doğru kararlar almayı öğreniriz. Doğruyla yanlış arasında gidip gelirseniz tereddüde düşer hiçbir yere varamazsınız.

Bir hatanın sonuçlarından korkuyorsanız çekingen biri sayılırsınız. Unutmamalı ki her kararda risk vardır. Önemli olan hatalar değil onlardan alınan derslerdir.

UZMAN GÖRÜŞÜ

İşin uzmanı olan psikolog arkadaşıma; “Kararsızlık biir hastalık mıdır?” sorusunu sordum.

Psikolog arkadaşım durumu bana şöyle açıkladı; Yetişkin olmak, karar almak ve bu kararların sonuçlarına katlanmak hatta bedelini ödemek demektir. Kararsızlık, sizi etkileyen ve çoğunlukla karşıt duygu, düşünce, durum, kişiler ya da istekler arasında seçim yapabilme güçlüğünüzdür.

Kararsızlık, hem doğuştan kazandığınız bir eğilim hem de bir öğrenmedir.

Hayatınızı ve geleceğinizi etkileyecek çok ciddi bir konuda, dönem dönem kararsız kalmanız normaldir.

Yanlız bu durumun sürekli olması zamanla bir alışkanlığınıza dönüşürse önemli bedeller ödemenize sebep olur.

Kararsızlığınız, iş ve okul yaşamınızda da kötü sonuçlar doğurur ve yeniliklerden korkmanıza sebep olur..

Karar vermeniz ne kadar güçleşirse, anksiyet ve geriliminizde o kadar artar. Sonunda bu gerilim ve anksiyetiniz sağlıklı görüş açınızı bulandırıp yanlış kararlar almanıza sebep olabilir. Yanlışı seçmemek uğruna kararsız kalmanıza rağmen, kararsızlığınız sizi öyle bir boyuta getirir ki doğru değerlendirme yeteneğinizi kaybeder ve hep yanlışı seçer hale gelirsiniz.

Pazar pazar ,psikologlara danışacak kadar ‘kararsızlık’ mevzusuna neden mi kafayı taktım?

‘Kızım sana söylüyorum oğlum sen anla’ yapmaya çalışıyorum da ondan..