HABERTÜRK

Eğitim sistemi ve özelleştirme


08 Mayıs 2012

Cumartesi günü yayınlanan köşe yazımda 4+4+4 yeni eğitim sistemine farklı bir pencereden bakarak gözümüzden kaçan noktalara dikkat çekmiştim. Bizler sistemdeki dönüşüme eğitimin kalitesinin düşeceği endişesi ile yaklaşırken, aslında amacın özelleştirme yoluna gitmek olduğunu kavrayamamışız.

Önceki yazımda da belirttiğim gibi, bu doğrultu da kamu-özel ortaklığı ve Teşvik Yasası yoluyla yatırımcıya iki seçenek sunulması planlanmış.

Ya duruma göre yatırımcıya arazi tahsis edilecek, var olan okulun modernizasyonu sağlanabilecek.

Ya da atıl durumdaki bir okul özel sektöre dilediği gibi kullanması için verilebilecek, karşılığında ise belirlenen standartlarda yeni bir okul yapması istenecekmiş. Hem de 5. Bölge teşvik imkanları ile...

Öncelikle 5. Bölge ve yeni teşvik yasası ile ilgili ufak bir hatırlatma yapayım.

5. Bölge İlleri: Adıyaman, Aksaray, Bayburt, Çankırı, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Kilis, Niğde, Ordu, Osmaniye, Sinop, Tokat, Tunceli ve Yozgat.

5. Bölge’nin teşvik ayrıcalıkları;

5. Bölge için yüzde 40′a, 1 Ocak 2014′ten sonra başlanacak yatırımlar için yüzde 30’a ulaşana kadar indirim uygulanacak. Büyük ölçekli yatırım yapılırsa bu oran, 2013 sonuna kadar yüzde 50, 2014 başından itibaren yüzde 40 olacak.

Sözün kısası, Türkiye’nin hangi şehrinde olursa olsun eğitimde özelleştirmeyi kolaylaştırabilmek adına yatırımcıya her türlü kolaylık sağlanacak. Şimdi gelelim eğitim sisteminin dönüşüm sürecinde alınan bu kararların beni rahatsız eden noktasına.

Yatırımcı şehir içinde konumu güzel olup eski veya atıl olarak tanımlanan bir okulu alarak alanı istediği gibi değerlendirirken, karşılığında konum olarak değeri olmayan bir yerde okul yapabilecek.

Örneğin; Alsancak’ın göbeğindeki eski okul alanına sahip olurken, kaşılık olarak (hem de 5. Bölge teşvik olanakları ile) konum olarak değeri olmayan bir mevkide okul yapabilecek.

Yani (eğer doğru anlamışsam) çok yakında altın değerindeki okul alanlarının yerlerinde yeller esebilecek.