HABERTÜRK

Cennetimden manzaralar


22 Mayıs 2012

Sanırım Türkiye’de birçok taşlar kökünden yerlerinden oynatılıp yerine yenileri konulurken değişmeyen tek bir yer var.

Benim cennetim...

Adı ben de kalsın...

Çünkü artık konuşmaya, yazmaya korkar oldum. Yazarsam, yerini söylersem ülkemin bu saklı cennetinin huzurunu, el değmemişliğini, doğallığını, insanlarının güzelliğini ele vermiş olur, onlara zarar veririm.

Yemin etmişçesine ülkede bir zamanlar döşenmiş olan bütün kaldırım taşlarını sökmeyi kendilerine iş edinmiş olanlar, eminim buraya da göz dikerler.

Buraya iki gün önce yanımızda Alman bir çift ile geldik. Alman çift dediğim zaman sakın herhangi bir Alman vatandaşı algılamayın. Çünkü yanımızdaki çift, dünyanın sayılı sanayi kuruluşlarından birinin kurucu ortakları. Türkiye pazarında da önemli bir yere sahip olduklarından dolayı Türkiye’de gelişmekte olan bütün siyasi olayları, ekonomik gelişmeleri veya krizleri yakından takip etmekteler.

Bu nedenle yanlarında bizlere göstermek ve fikrimizi almak amacıyla Almanya’nın tanınmış gazetelerinde Türkiye hakkında yayınlanmış olan bazı makaleleri yazıp getirmişler.

İlk makale Handesblatt gazetesinin 10 Mayıs 2012 tarihine ait. Sayfanın tamamı Başbakan Erdoğan ve Türkiye’ye ayrılmış. Başbakan Erdoğan’ın, sayfanın neredeyse dörtte üçünü kaplayan resminin üzerine büyük puntolarla şu başlık atılmış:

Ekonomik Mucizenin Babası

Ve ara başlıklar şöyle devam ediyor:

Ülkenin ekonomik performansı Erdoğan’ın yönetimi sayesinde iki katına çıktı.

Türkiye Orta Doğu’da birçok kesim tarafından kabul gören bir model oldu.

Cezaevlerinde sözde darbe planı yapan subayları Erdoğan büyük ölçüde güçsüz duruma getirmiştir.

Ve 14 Mayıs 2012 tarihli Frankfurter Zeitung...

Yine Türkiye için tam sayfa yer verilmiş; büyük puntolarla şu başlık atılmış:

Türkiye Avrupa’nın büyüme şampiyonu olmayı iddia ediyor.

Avrupa ve Asya arasındaki bu kaplan ülke; ihracat, yerli malı ve yatırımları ile gittikçe yükselen bir büyüme göstermektedir.

Bu başlıklar altında devam eden her iki gazetede hakkımızda yazılanları dikkatle okudum. Ben okumaya devam ederken soran gözlerle bana bakıp yorumumu bekleyen dünyanın sayılı sanayi devlerinden birinin başında olan misafimize renk vermemeye çalıştım.

Ve okumam bitince sadece şunu söyledim: Gelişme açısından Çin ile kıyaslanabilen bir ülkede, hatırı sayılır bir pazara hakim olmanız ne kadar güzel. İnşallah ülkemiz her geçen gün daha iyiye gidecek. Sizin ülkenizden de durumun bu şekilde değerlendiriliyor olması, bizler için son derece motive edici.

(Eh, ne derler bilirsiniz; kol kırılır, yen içinde kalır.)