HABERTÜRK

Canan Arıtman'ın başörtüsü tepkisi


02 Kasım 2013

Kanallar arası gidip gelirken Habertürk TV'de Balçiçek İlter'in yüz ifadesini ve sıkıntılı halini görünce ortada olağanüstü bir hal durumu olduğunu anladım. Kanallar arası gidip gelmekten vazgeçerek hemen Habertürk'e demirledim.
Eski CHP milletvekili Canan Arıtman'ın sesini duyunca Balçiçek İlter'in yüzündeki dehşet ifadesinin nedenini işte o an şıp diye anlamış oldum.
Moderatörlüğünü yaptığı Karşıt Görüş programına konuk olan CHP'li eski vekil Canan Arıtman'ın başörtüsü hakkında sarf ettiği herkesi şok eden fakat bir o kadar da cesurca olan sözleri belli ki stüdyoda bulunanları oldukça zor duruma sokmuştu.
Hüda Kaya, Nuray Canan ve Şükran Soner'in de konuk olduğu programda, Meclis'e başörtülü girecek vekillerin durumu konuşulurken Arıtman;
"Kız erkek yurtlarını ayırdınız. Sanki kızlar ve erkekler aynı yerde kalıyorlarmış gibi. Sadece yemekhaneleri müşterekti.
Başı türbanlanmış bir bebekle reklam panolarına resim çektirdiniz. Bebek, başı türbanlı. Ondan sonra biz bu ülkede çocuk tecavüzlerinin niçin bu kadar çok arttığını konuşuyoruz. Bir kız çocuğunun başını türbanla bağlarsanız ona kadın kimliği vermiş olursunuz. Onu çocuk olarak görmediğinizi söylüyorsunuz. Ben bilim insanıyım. Bir çocuğun başını bağlamak onu çocuk olarak görmemektir. Onu kişi olarak görmektir, onu kadın olarak görmektir. O nedenledir ki bu ülkede çocuk tecavüzleri artmaktadır" diyerek ortalığı iyice gerdi.
Arıtman'nın tepkisi tabi ki sadece bu yönde değildi. Program boyunca çağdaş Türk kadınını tarif eden ve Meclis'te neden baş örtüsü takılmaması gerektiğini anlatan Arıtman, daha önceden de hacı olmuş vekillerin yeniden hacı olunca meclise baş örtüsü ile gelme kararlarının zamanlamasına da dikkat çekti.
Programın bitiminden sonra her ne kadar bir çok yorumcu Arıtman için; ruh sağlığı bozulmuş, ipin ucunu kaçırdı, saçmaladı yorumları yapmış olsalar da ben kendisini "cesur yürek" olarak adlandırarak tebrik etmek istiyorum.
Sanırım Meclis'te Kamer Genç ne kadar lazımsa, Canan Arıtman da özellikle bu dönemde mutlak olmalıymış.