HABERTÜRK

Boşanan kadına dayatma


27 Kasım 2014

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, son yıllarda artan boşanma oranını göz önüne alarak “aile kurumunun güçlendirilmesi” gerekçesi ile yeni bir düzenlemeyi gündeme almış.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada ve bir haber sitesinde “Boşanmış çiftler arasında ‘velayet’ kavgasına son” başlığıyla paylaşılan habere göre, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Boşanmış Babalar Derneği isimli derneğin ortak çalışması sonucu olarak şöyle bir tasarı hazırlanmış;

“Velayetini aldığı çocuğunu karşı tarafa göstermeyen anne-babalara 2 bin liraya kadar para cezası ya da hapse uzanan rekor cezalar getirilecekmiş.”

Cezaya rağmen çocuğu göstermeyen ebeveynin elinden velayet alınacakmış.

İlk okuduğumuzda alınan bu karar oldukça zararsız ve iyi niyetli gibi gözüküyor olsa da, günümüzde kadınların yaşadıkları şartlar göz önüne alındığında ister istemez olumsuz şeyler düşünmeye başladım.

Alınan bu karar, her ne kadar aile birliğini ve çocukları korumaya yönelik ve iyi niyetli bir girişim gibi olsa da, diğer taraftan boşanmış kadının çocuğu üzerinde velayet hakkını tek başına müdahaleyi de engellemiş de olmuyor mu?

ANNELERE BIRAKILIR

Boşanma davalarında küçük çocukların velayeti genellikle annelere bırakılır.

Şunu da belirtmek isterim. Aklı başında hiç bir kadın çocuğunu babasız büyütmek istemez. Boşanmalarına rağmen çocuğunun yada çocuklarının babalarıyla bağlarını kopartmasını arzu etmezler.

Fakat erkekler ise genelde bu süreçte çocukları annelere karşı eziyet etmek için kullanırlar.

Bu ispatlanmış, defalarca örnekleri yaşanmış bir gerçektir.

Velayeti kendisine bırakılan anneler arasında hakkını kötüye kullananlar yok mudur? Elbette vardır.

Fakat yine de alınan bu karara kendi adıma karşı çıkma nedenlerimden biri olarak ülkemizde her geçen gün artan kadına yönelik şiddeti göstereceğim.

Aile içi şiddet yüzünden boşanmış olan bir kadın velayeti kendinde olan çocuğunu görüş günlerinde (çocuğunun da şiddete maruz kalacağını bildiğinden) babasına göndermek istemeyebilir.

Peki bu durumda ne olacak?

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın aldığı bu kararı bilen baba yine şiddete başvurarak veya tehditle çocuğunu rahatça anneden alabilecek. Anne de velayeti kaybetmemek için mecburen yine babanın yaptıklarına katlanmak zorunda kalacak.

Bana kalırsa bu tasarı kadının tek başına çocuğunun hayatında düzenleyici olmasını kabullenemeyen bir zihniyeti yansıtıyor.

Ya sizce?