HABERTÜRK

Anneme mektup


12 Mayıs 2013

Dün uzun uzun "yarın için ne yazsam" diye düşünüp, konulardan konu seçemezken birden bu günün "Anneler Günü" olacağı aklıma geldi.
Anneler için sadece bir gün onlara özel olabilir mi?
Tabi ki olamaz..
Anaların hakkı bir ömür geçse ödenemez.
Ne mutlu bana ki bugün hala annem-babam hayattalar.
Allah bana onların acısını bugüne kadar yaşatmadı.
Ve ben sanki böyle bir acı yokmuşcasına yaşarken yakın bir arkadaşım iki ay önce durup dururken annesini kaybetti.
O kadar ani oldu ki...
Arkadaşım kadar olmasa da ben de uzun süre (hatta hala) şoku üzerimden atamadım.

Ana-kız tartışmaları kaçınılmazdır.
Fakat benim annemle tartışmalarımız, bizleri tanıyanlar arasında meşhurdur.
Çünkü canım annem duygusal, hassas bir balık, ben ise tipik bir terazi burcuyum.
Taban tabana huyu, suyu ve hatta zevkleri zıt olan kaç ana-kız tanıyorsunuz?
İşte buradayız!

ÇOK ÜZDÜM, ÇOK KIRDIM

Biliyorum anneciğim bu yaşıma kadar seni çok üzdüm, çok kırdım.
Çünkü hiç senin istediğin gibi giyinen, makyaj yapan, konuşan, sohbet eden, senin gibi düşünen.. Yani arzu ettiğin şekilde bir kız evladı olamadım.
Örneğin, hevesle bana telefon açıp, "Çok güzel bir gömlek gördüm. Sana alayım mı?" diye sorduğunda hep, "Lütfen anne, bana bir şey almak istiyorsan tezgahta en begenmediğin hangisi ise onu al" dedim.
"Arkadaşlarımla geziyorum sende gel" dediğinde yine hep "hayır " dedim.
"Kızım biraz sohbet etsene benle" talebinde bulunduğunda hep ama hep "İşim var anne. Tanımadığım insanlardan bahsediyorsun. Ne konuşayım?" dedim.
"Seni çok özledim kızım. Keşke bir gece için yine küçük kızım olsan. Gelip bizimle kalsan" diyerek özlemini dile getirdiğinde "Of anne çok yorgunum. Eve gitmem lazım" diyerek hep aynı duyarsızlığı gösterdim.
"Bak yarın, öbür gün bana bir şey olursa anneni çok özlersin, çok ararsın" dediğinde ise "Anneeeee....başladın yine demogoji yapmaya" diyerek söylendim.
Peki ya hakikaten sana bir şey olsa?
Ya olursa?
Ya o arkadaşım gibi aniden ben de seni kaybedersem..
İyi de ben sensiz bir dünya bilmiyorum ki?
Hep reddetsem, huysuzluk yapsam da seni aramadığım, sormadığım, sesini duymadığım gün yok ki?
Arkadaşım geçen gün bana ağlayarak; "Annemin sesini özledim Ayşem" demişti.
Ya aradığımda telefonun artık yanıt vermezse?
Ya sensiz kalırsam, sesini duyamazsam?
Anne! Ben öyle bir dünya bilmiyorum ki..