HABERTÜRK

Aç.. Aç.. Aç!


08 Nisan 2010


Askerler ve mahkumlar için aç aç geceleri oldukça mühimdir. Nereden mi biliyorum? Çünkü askerliğini yapmış olan birçok yakınımdan "aç.. aç.. hikayesi" dinlemiştim. Aç.. Aç! Dansözler kıvırır.. Ucundan bucağından azıcık bir yerlerini göstermeye çalışırlar, fakat erkekler bu kadarla yetinmediklerinden "aç..aç..aç!" diye hep bir ağızdan bağırmaya başlarlar.
Geceleri başını yastığa koyar koymaz uyuyan tiplerden hiçbir zaman olamadım. Zar zor uykuya daldığımdan olsa gerek pek sık rüya da görmem.

BİR RÜYA GÖRDÜM

Geçtiğimiz akşam gördüğüm rüya ise son derece ilginçti. Son zamanlar sık sık, açılım da açılım, sözleri kulaklarımızda yer ettiğinden mi yoksa her yeni güne bir başka açılım haberi ile başladığımızdan mıdır bilinmez, inanmayacaksınız ama rüyamda askeri bir kışladayım. Kadın, erkek hepimiz aç..aç..aç gecesine davetliyiz. En ön sırada yerimi aldığımda sanki gerçekmiş gibi heyecan duyduğumu çok net hatırlıyorum. Yanımda oturan arkadaşım Kürt, onun yanında oturan Çerkez, diğeri Çeçen, bir diğeri ise Laz idi. Birkaç tane de benim gibi İzmirli olup Girit kökenli olanlar da var. Yani hepimiz askeri bir kışlada farklı mozaiklerden gelmiş olsak da vatani görevimizi yapıyorduk.
Ve de aynı heyecanla aç..aç..aç gecesini merak etmekteydik. Sahne alan bayanlardan ilki dansa başlamadan önce Kürtçe bir şeyler söyledi.
Kürt arkadaşımız hariç kimse anlamadı. İkinci sahne alan bayan ise Lazca konuştu. Laz arkadaşımız hariç yine kimse bir şey anlamadı. Ardından sahne alan bayan ise Çeçen dilinde bir şeyler söyledi. Arkadaşımız tek başına kahkahalar atarken bizler aval aval bakıyorduk. Sadece dans esnasında birlikte gülmek eğlenmek fırsatımız oldu. Bir de son olarak sahne alan bayan Türkçe konuştuğunda.
Çünkü orada vatani görevini yapan herkes farklı mozaiklere sahip olsalar da sonuçta hepimizin ortak lisanı Türkçe idi. Sanki rüyamı doğrularcasına dün sabah gazetelere baktığımda yeni açılımlara yelken açtığımızı gördüm.

YÖK'TEN YENİ PROJE

YÖK üniversitelerden ses getirecek yeni bir projeye daha adım atmış. Kürtçe ve Gürcüce'nin ardından Çerkezce, Çe-çence ve Lazca da artık üniversitelere giriyormuş. Hani derler ya; "Rüyamda keşke başka şey isteseymişim. Bak sabah kalktım rüyam gerçek oldu" diye..
Keşke fonetik zenginlik yerine rüyamda ekonomik zenginlik görseymişim. Ama o kadar uzak bir rüya ki..
Herhalde bu nedenden ötürü aklımıza geleni açmaya başladık.